Derneğimizden
Basın Bültenleri
11. ULUSAL İÇ HASTALIKLARI KONGRESİ BASIN TOPLANTISI

Sayın Basın Mensupları,

11. Ulusal İç Hastalıkları Kongresi’ne hosgeldiniz. Yoğun bir bilimsel gündemi içeren kongre başarılı bir şekilde sürüyor.

Bu kongrede ağırlıklı olarak tartışılan konular belli ana başlıklar altında toplanabilir:

  1. İç Hastalıkları klinik uygulamalarında yeni gelişmeler,
  2. Acil ve yoğun bakım gerektiren sorunlara yaklaşım,
  3. Kronik hastalıkların yönetimi,
  4. Kanıta dayalı tıp uygulamaları,
  5. Güncel konular.

Ülkemizdeki en büyük uzman hekim grubu olan iç hastalıkları uzmanlarının toplumun sağlık kalitesini iyileştirmek için bilimsel olarak en üst düzeyde kalmaları gerekmektedir. Kongremizin amacı da üyelerimizi ve kongre katılımcılarını mümkün olduğu kadar güncel yeniliklerden haberdar etmek, kanıta dayalı bilgilerle hastalarımıza daha iyi nasıl hizmet verilebileceğini paylaşmaktır. Kongre programı da bu amaçlara ulaşılacak şekilde planlanmıştır.

Tıp son derecede dinamik bir bilim dalıdır. Yeni buluşlar, yeni tanı ve tedavi uygulamaları çok hızlı bir şekilde gelişmektedir. Bütün bunları izlemek bile bazan zor olmaktadır. Bu nedenle kongreler, uzmanlık dernekleri üyelerinin bu bilgilere ulaşabilecekleri önemli bir kaynak olmaktadır. Hekimlerin, verdikleri hizmetin kalitesini iyileştirebilmeleri için, sürekli gelişme ve eğitime ihtiyaçları vardır. TIHUD kongresi bu sürekli gelişme ve eğitimin bir parçası olmayı sürdürmektedir.

İç Hastalıkları Uzmanlık Dalı’nın önemli sorunları vardır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

İç hastalıkları uzmanı kimliği

•Eğitim

•Klinik uygulamalarda farklılığı azaltacak, klinik kaliteyi yükseltecek rehberlerin olmayışı, uygulanmaması

•Performans değerlendirmesi ve ücretlendirme

•Mecburi hizmet

•Tam gün

•Aile hekimliği/doktorluğu ve sevk sorunu

•Yan dal uzmanlıkları ile iletişim eksiklikleri

•Malpraktis/ceza sorunu

•Sağlık harcamalarında kısıtlamalar

•Tükenmişlik sorunu

Bunların hepsine birden değinmek çok zor. Ancak en önemli birkaçının altını çizmekte yarar var.

Tüm tıp eğitiminde olduğu gibi, iç hastalıkları uzmanlık eğitiminde de önemli sorunlar bulunmaktadır. Verilen eğitimin kalitesini ölçmek mümkün olmadığı için, objektif veriler sunmak zordur. Ancak hem eğitimi verenler, hem de alanlar arasında bu konuda önemli sıkıntılar olduğunu ifade edenlerin sayısı azımsanmayacak orandadır.

Sağlık hizmeti kalitesinin ölçümünde de sorunlar var. Kanıta dayalı klinik uygulama rehberlerinin çok az sayıda oluşu, bunların büyük oranda uygulanmaması, kalite kriterlerinin belirlenmemiş olması gibi nedenlerle, verilen sağlık hizmetini objektif olarak ölçmek mümkün değildir.

Performans değerlendirilmesi ve ücretlendirme diğer önemli bir sorundur. Hem değerlendirme kriterlerinin, hem de performans hedeflerinin ciddi bir şekilde gözden geçirilmesi gerekmektedir. Önemli belirtilmesi gereken konu, performans sisteminin büyük oranda nicelik, yani sayıya dayandırılması tüm dünyada doğru olmadığına inanılan bir konudur. Performans değerlendirilmesi, verilen sağlık hizmetinin kalitesine göre yapılmaktadır. Buna göre performans kriterleri belirlenmekte ve kalite iyileştirme en önemli başarı kriteri olarak kabul edilmektedir.

Nicelik bazlı, sayıya dayanan, hizmet karşılığı ücret prensibini benimsemiş, parça başı ücretlendirme yapan sistemler, hasta güvenliğini tehdit etmekte, sağlık hizmeti kalitesini düşürmekte, hekim-hasta ilişkilerini zora sokmakta ve gereksiz tetkik ve ilaç kullanımına yol açarak sağlık harcamalarını arttırmaktadır.

Üzerinde çalışılan tam gün yasasının da üniversitelerde eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti sunumuna olumsuz etkileri olacağına inanıyoruz. Özellikle öngörülen ücretlendirme sisteminin halen uygulanmakta olan performans sistemine benzer olması, endişelerimizi dah da arttırmaktadır. Eğitim ve araştırma hastanelerimizde de eğitimin daha da sorunlu hale geleceği, sağlık hizmeti kalitesinin etkileneceğine inanıyoruz.

Son olarak sağlık harcamalarında kısıtlamalara değinmek istiyoruz. Tüm dünya sağlık harcamalarını belli bir şekilde kontrol etmek üzere yöntem arayışında. Amerika Birleşik Devletleri bir reform yapma hazırlığında, Avrupa Birliği Ülkeleri sağlık harcamalarının bir kısmından kurtulmanın yollarını aramakta, kısıtlamalar getirmeye çalışmakta. Ülkemizde de bu çalışmaların yapılmasını doğal karşılamak durumundayız. Ancak tüm paydaşlarla, sivil toplum örgütleri, uzmanlık dernekleri dahil, tartışmakta yarar olduğu kanısındayız. Bugün tüm dünyanın üzerinde anlaşmaya vardığı önemli konular var, harcamaların niye arttığına dair; hizmet karşılığı ücretlendirme (ülkemizde tüm sağlık sektöründe uygulanan ücretlendirme sistemi), hekimin defansif tıp uygulamasına zorlanması, malpraktis uygulamaları.

Dr. Paul Farmer’ın hayatını anlatan bir kitap var “Dağların Arkasında Dağlar”. Bir Haiti atasözü. Bizler içinde bu deyiş geçerli, “Dağların Arkasında Dağlar Var”, ama aşmak için elimizden gelen herşeyi yapacağız.

İç Hastalıkları Uzmanları, Erişkinlerin Doktoru! Hepinize çok teşekkür ederiz.